Archive for Mart 2012

ALLAH’I SEVMENİN ALÂMETİ

يرجى الضغط هنا للتحميل
1   2   3   4   5   6

Söz sevgiden açılınca, kimse mangalda kül bırakmaz. Hele bu sevgi Allah sevgisi olunca, O daha başka… Bırakın sevmeyi, “Allah’a canım kurban” diyerek, yoluna kurbanlık olmaktan bahsederler…

Tarihte örneklerine çok rastladığımız, sapık din anlayışları bile hep sevgiden bahsetmiş, hatta putperestler, Yahudiler, Hıristiyanlar ve diğerleri; sapık anlayışlarını, yalanlarını, sevgi sözcüğünün arkasına sığınarak gizlemeye çalışmışlardır.

“Yahudiler “Biz Allah’ın oğulları ve sevgilileriyiz.” (Mâide, 5/18) demişlerdi. Müşrikler de Allah’a muhabbetimizden dolayı bizi Allah’a iyice yaklaştırsınlar diye putlara tapıyoruz, demişlerdi (Zümer, 39/3). Necran heyetindekiler de, “Biz Allah’a sevgimizden dolayı İsa’yı tanrı tanıyoruz.” demişlerdi…”(Elmalılı Hamdi Yazır /Kuran Tefsiri)

Bu iddialara karşılık, bütün sapık görüş sahiplerine cevap olarak muazzam bir buyruk gelmiş, bu sayede sevgi iddiasında bulunanların, gerçek yüzünü meydana çıkaracak bir ölçü ortaya konmuştur.

“De ki: “Eğer Allah’ı seviyorsanız bana uyun ki, Allah da sizi sevsin ve günahlarınızı bağışlasın. Çünkü Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.”

“De ki: “Allah’a ve Peygamber’e itaat edin.” Eğer yüz çevirirlerse şüphe yok ki Allah kâfirleri sevmez.”(Al-i İmran /31-32)

Buradan çıkan mana şudur; Her kim Allah’ı sevdiği iddiasında bulunursa, onun doğru olup olmadığını anlamak için o kişinin, Âlemlere Rahmet Hazreti Muhammed’e olan sevgisi, tabiiyeti, teslimiyeti ve Onun sünnetlerine karşı tutumuna bakılmalıdır. Hz. Muhammed’e uymadan Allah’ı sevdiği iddiasında bulunanların sözlerinin kuru bir iddia ve yalan olduğu böylece meydana çıkacak, o da sahibini kurtarmayacaktır.

Şimdi bu bilgiler ışığında peygambersiz din anlayışını savunan, kelime-i tevhidin sadece “La ilahe illallah” kısmını söylemekle kurtuluşa erişileceğini savunarak, Muhammed’i devre dışı bırakmaya çalışan, zavallı diyalog meftunlarının, nasıl bir sapıklık içinde bulunduklarını, sizin değerli anlayışınıza sunuyorum dostlar!

Sevgi sözcüğü bir iddiadır. İman gibi… Her iddia gibi bunlarda da mutlak ispat şarttır. İspat edilemeyen hiçbir iddia kabul görmeyecektir.

Prof. Dr. Haydar Baş “Makalat” adlı eserinde; “iman ancak bir iddiadır, ispat için şahit gerek, delil gerek, o da ibadetlerdir.” Buyurmakla iddianın ispat edilmediği takdirde bir mana ifade etmeyeceğini işaret etmiştir.

Hükümler açık ve net; “eğer Allah’ı seviyorsanız, Muhammed’e uyacaksınız”, başka çıkar yol yoktur…

Şayet Cenneti umuyorsanız!

 

Reklamlar

18 MART CANAKKALE DENİZ ZAFERİ

18 MART CANAKKALE DENİZ ZAFERİ

Bu yuce ve buyuk savas bir ulkenin damarlarindaki vatan sevgisini gosteren ve tarihe  “Canakkale gecilmez” diye not dusulmesini saglamis buyuk bir zaferdir. Dusman donanmalari eger Canakkale’yi gececek olurlarsa 1.dunya savasini daha hizli kazanacaklarini ve her seyin son bulacagini biliyorlardi. Hatta yapilan planlarda Canakkale bogazinin 2 saat icinde fetih edilecegini not dusmuslerdi kendi dokumanlarina.

  

Fakat bilmiyorlardi. Bu vatan icin savasmaya degil olmeye gelmis olan bir Turk milletinin var oldugunu. Anadolu kadininin kimi oglunun eline, kimi oglunun sacina kina yakarak gondermisti savasa. Ve eklemislerdi ‘’ ben oglumu bu vatana kurban olsun diye gonderdim, benim bir oglum olur bin oglum dogar’’ diye.

Ulu onder Mustafa Kemal ATATURK ve askerleri bir an bile olsun donmeyi dusunmediler. Mustafa Kemal ATATURK askerlerine bu yuzden soyle emir verdi ‘’Ben size taarruzu emretmiyorum, olmeyi emrediyorum! Biz olunceye kadar gececek zaman zarfinda yerimize baska kuvvetler ve kumandanlar gecebilir.’’ Iste bir millet elinde silahi olmasa da, dusmana atacak mermisi olmasa da yureginde vatan sevgisi ve geride biraktiklarinin guvenligi icin ruhunu ve canini ortaya koyarak boyle savasti ve dusman kuvvetlerini bu bogazdan yani Canakkale’den gecirmedi.  Biz boyle bir neslin devamiyiz. Bu yuzdendir ki bu vatan topraginin her bir parcasina asIk dogar Turk cocuklari. Ve hicbir zaman unutmazlar atalarinin kanlari ile bu topraklarin sulandigini. Bu yuzden ustune bastigimiz seye yabancilar toprak parcasi derken biz Vatan adini veriyoruz.

 

Mustafa Kemal ATATURK beklide kurdugu su cumleler ile bizim nasil bir millet oldugumuzu ve dunyaya nasil ders verdigimizi bir kez da gostermis oldu iste Canakkale’de olen askerler isin Mustafa Kemal ATATURK’un kurdugu cumleler  ‘’ Simdi dost bir ulkenin topraklarinda yatiyorsunuz. Huzur icinde uyuyun. Bizim icin Mehmetler ile Jonny’ler arasinda bir fark yok” dedigini ve yabanci sehitlerin annelerine de ”Ogullarini uzak ulkelerden buraya gonderen anneler siz de gozyaslarinizi silin. Ogullariniz simdi bizim bagrimizda huzur icinde yatiyor. Canlarini bu ulkede kaybederek, onlar artik bizim de evlatlarimiz oldu’’ demistir. Iste biz boyle bir neslin torunlariyiz. Bunu sakin unutmayin ve unutturmayin

 

18 Mart CANAKKALE

 

Bulutlar sarmisti her yani,

Kapkara bir geceydi,

Yagmur,

bardaktan bosalircasina,

sagnak gibi yagiyordu,

Yedi duvelin gemilerinden yukselen,

Top, tufek sesleri,

Her yani inletiyordu,

Mustafa Kemalin askerleri,

Aslanlar gibi dovusuyordu,

Ve Canakkale kahramanca,

Dusmana selam veriyordu,

 

Kukruyordu tepeden,

Mustafa Kemal,

Vatanima ayak basacaksa dusman,

Yasamanin ne geregi var,

En son nefer olunceye kadar,

Dovuseceksiniz aslanlar,

Gorecek butun dunya,

Ne aslanlar dogururmus,

Emineler,  

Hatceler,

Ayseler,

Fatmalar…Ali Osman Yılmaz….

TUNALIM