KURBAN ve ANLAMI -YAKINLIK ŞUURU

Kurban; “kurbiyyet” yani yakınlık kökünden türediğinden, maksat hem Allah’a hem onun kullarına yakınlaşmanın vesilesi olmalıdır. Allah’a yakınlaşma noktasında esasında kişinin kendisi “kurban” olmalı, içindeki enaniyeti kurban etmelidir.

Benlik kurban edilince hem Allah’a hem kullara yakınlık sağlanmış olur. Bu veçhile Kurban Bayramı et stoku ya

pma zamanı değildir. Kurban kesip kıymalık, kavurmalık stoklayan, kâr-zarar hesabı yapan, etin en iyi yerini kendine ayırıp kemiğini dağıtan kendine müslümandır.

İslam’a alerjisi olan, türbanlı bayan çalıştırmayan kapitalist firmalar İslami Usullere göre kurban kesiyormuş. Aydın şahıslar olduklarından kesim sırasında tekbir yerine Selda BAĞCAN’dan, “Uğurlar Olsun” u söyler bunlar, güven olmaz bilesiniz… Bunlardan kurbanlık almak yaman bir çelişkiye ve oyuna düşmektir. Gösteriş için, cimrilikten krediyle, kredi kartıyla kurbanlık alanlar da sırat köprüsünden OGS ile geçmeyi ümit etmesinler.

Milli ve manevi duyguların düşmanları her fırsatta olduğu gibi Kurban Bayramı üzerinden de İslam’a ve milletimize saldırmakta, vitaminsiz beyinleri ile akıllar vermeye çalışmaktadır. Bu milletin evlatlarının da en az onlar kadar kafası çalışmaktadır. Neyin iyi neyin kötü olduğunu kimseden öğrenmeye muhtaç değiliz.

Korku filmlerini en ön sıradan izleyenler; lüks lokantalarda canlı haşlanan ahtapotları, balıkları yiyenler; dana etli hamburgerleri götürenler; yılbaşında hindi dolmasına saldıranlar her yıl olduğu gibi bu yılda Kurban Bayramı’nı hedef tahtasına oturtmaya çalışmaktadırlar.

Kurban yasaklansın ete değil, eğitime ihtiyacımız var diyorlar. Babası tüm parasını kurbana yatırdığından kendisinin eğitimi eksik kalmış. Kesilen kurbanların en zeki olanının beyninin bu şahsa nakledilmesine acil olaraktan ihtiyaç vardır.

Kurban bayramı vahşice değildir, vahşi olan biz insanlarız. Vahşiliğimizin göstergesi olaraktan bayramın ilk günü yaralı kasap sayısı 4.000…1974 Kıbrıs Harekâtında yaralı asker sayısı 1.200…

Bir de papucumun ilahiyatçıları var. Bunlar da papucu kurban etmeye kalkışmaktadırlar. Bayram ziyaretlerinde bu şahsın taraftarlarına dikkat edilmeli ayakkabılar dışarıda bırakılmamalıdır. Önümüzdeki yılda 7 ortak; bota, çizmeye girilir mi? Tartışmaları başlarsa şaşırmayın. Konu ziyaretlerden açılmışken sağlığa da dikkat edelim Beyaz Hoca dahil edilerekten 4 beyazdan uzak durmakta fayda var…

“Onlara Müslümanların inandığı gibi siz de inanın denilince de, beyinsizlerin inandığı gibi mi inanalım? Derler; iyi bilin ki asıl beyinsiz kendileridir, fakat bilmezler.” (Bakara,2/13) Fazla söze ihtiyaç yok.

Bizim inancımıza göre hangi din ve inanç olursa olsun, ona inananlar açısından değerlerin kutsiyeti söz konusudur. Tebliğ müessesesi es geçilmeden, kişilerin inandıkları değerlerin onlar açısından teşkil ettiği önem yadsınılamaz. Bir insan kaleme veya ota tapsın o onun için en değerli varlıktır. Herkes istediğine inanmakta özgürdür.

Müslümanlar kurbanlarını “Allah’a, kestiğiniz kurbanların ne etleri ne de kanları ulaşır. O’na ancak sizin takvanız ulaşacaktır…”(el-Hac,37) şuuru ile kesmektedirler. Şuur ve şuursuzluk yan yana olamayacağından insanımız bu şahsiyetlerin sahtekârlığına sadece gülüp geçmektedir.

Kurban; sonsuz müjde için İsmail olup başını bıçağa uzatmaktır, teslimiyettir. İbrahim olup en sevdiğinden vazgeçebilmektir, sadakattir. Kurban sevmektir, sevdiğinin uğruna bedel ödemektir. Sevdiğini en sevdiğin uğruna kurban etmektir. Velhasıl-ı kelam,

Burak Evci…

“Yılda bir kurban keserler halk-ı âlem ıyd içün,

Dem be-dem saat be-saat men senin kurbanınem.”

Reklamlar