Âlemlere Rahmet Hazreti Muhammed (s.a.v.) bir hadisi şeriflerinde şöyle buyurur; “Mü’minin başka hiç kimsede bulunmayan ilginç bir hali vardır; O’nun her işi hayırdır. Eğer bir genişliğe (nimete) kavuşursa şükreder ve bu onun için bir hayır olur. Eğer bir darlığa (musibete) uğrarsa sabreder ve bu da onun için bir hayır olur.” (Müslim, Zühd, 64; Dârim”, Rikâk, 61)
Bu hâl dikkatle incelendiğinde umutsuzluk faktörünün ortadan kalmasının mümkün olduğunu; her ortamda, her zamanda, pozitif düşüncenin oluşmasına katkı sağladığını görürüz.
İnsanlığın genel durumuna bir göz atıldığında, gönül kapasitelerinin darlığından dolayı, bazen küçücük bir problem sayesinde bile büyük sorunların yaşandığını; farklı bir bakışla birçok sorunun çözülecek olmasına rağmen sorunların yumak haline geldiğini görmek mümkündür. Aslında insanoğlu yaratılış olarak en mükemmel vasıflarla yaratılmış, karşılaştığı her sorunun üstesinden gelebilecek kabiliyette donatılmıştır.
Yüce Allah Kur’an-ı Kerimde şu ikazı yapmıştır; “Biz, gerçekten insanı en güzel bir biçimde yarattık.”(Tin/4)
Nedir en güzel biçimden kasıt; mükemmelliği içinde barındıran, iyilik güzellik adına yapılacak her şeyi başarabilecek kabiliyettir. Bu konuda Elmalılı Hamdi Yazır da tefsirinde güzel sıfatı; “eğriyi doğrultmak, kıvama nizama koymak, kıymet biçmek, kıymetlendirmek, akıl, idrak ve iyiyi kötüden ayırt etme gücü ile süslenmesi” olarak açıklamıştır.
Peki, insanlık neden sorunlar yumağı ile boğuşmakta, neden küçücük problemler bile dağlar gibi büyümektedir? Çünkü insanoğlu kendindeki gizli hazineyi, kendindeki ilahi kudreti ve güzellikleri, şükür-sabır dengesini kaybettiğinden bu hâllere düşmüştür.
Kendindeki ilahi güzelliklerin kıymetini unutmakla da Tin suresindeki 5. Ayette düştüğü durum izah edilmiştir; “Sonra onu, aşağıların aşağısına indirdik.”
Bu dönüş, kişinin kendi tercihi ile alakalıdır. Eğer sen, sendeki kudreti, verilen güzellikleri taşımaktan imtina edersen, istenilen şekilde güzel davranışlar sergilemezsen, düşeceğin durum budur: “Temizlik yerine eğrilik, güzellik yerine çirkinlik, ilerleme yerine gerileme, sıhhat yerine zayıflık ve hastalık, gençlik yerine ihtiyarlık, akıl ve bilgi yerine bunaklık ve cahillik, çalışma ve gayret yerine tembellik… Bolluk yerine darlık, güçlük yerine zelillik, lezzet yerine elem ile bunaklık dönemine, ondan hayata karşılık ölüme, çürüyüp kokmaya, ondan kıyamette dünyaya karşılık cehenneme veya cehennemin en alt tabakasına doğru gidiş…”(Tefsir/a.g.e.)
İnsanoğlunun güzel sıfatlarda kendini koruma şansına sahip olduğu, ancak bu konuda mutlak gayret ortaya koymasının gerekliliği Tin suresi 6. ayette işaret edilmiştir; “Ancak, iman edip Salih ameller işleyenler başka. Onlar için devamlı bir mükâfat vardır.”
Gördüğünüz gibi sevgili dostlar, her şey insanın kendinde başlayıp yine insanın kendinde sona eriyor. Önemli olan insanın tercihini doğru yapıp tercihinde sebat göstermesidir. İşin sırrı buradadır. Rabbim sırrına erenlerden eylesin. Âmin… U.Kepekçi

Reklamlar