yeni141fsUğur KepekçiYasalarla sahip olunan hakların herkes tarafından kullanılmasının sağlanmasına adalet denilmektedir. Adaletin doğru işlemesi, konulan yasayla da doğru orantılıdır. Yasalar konurken insanın yaratılışını, niteliklerini, ihtiyaçlarını tanıyan bir otorite tarafından hazırlanmalıdır. Öyleyse, insanı tanımadan insana iyilik sağlanamaz.

O zaman adalet kavramını anlamanın ve uygulamanın yolu;  insanları ve kâinatı yoktan var eden Allah’ın(cc) buyruklarını yerine getirmektir. İnsanlar kendi akıl ölçüleriyle, kabiliyetleriyle, nefisleriyle yasa yapmaya kalkıştıkça adalet kavramı da yavaş yavaş yok olmaya yüz tutmuştur. Böylece insanlık da huzurunu, sağlığını ve birçok değerlerini kaybetmiştir.
Yüce Allah adaleti ayakta tutmamızı ve Allah için şahitlik etmemizi biz kullarından istemiştir:
“Ey iman edenler adaleti ayakta tutarak Allah için şahitlik edenler olun. Kendinizin, ana ve babanızın aleyhinde bile olsa (şahitlik ettiğiniz kimseler) zengin veya fakir de olsalar (adaletten ayrılmayın). Çünkü Allah ikisine de daha yakındır. Adaleti yerine getirebilmek için hevâ ve hevesinize uymayın. Eğer eğri davranır veya yüz çevirirseniz, Allah yaptıklarınızdan haberdardır.” (Nisa suresi / Ayet 135)
Yüce Allah hüküm sahiplerine de şu uyarıyı yapmıştır;
“Allah size, emanetleri mutlaka ehline vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adaletle hükmetmenizi emrediyor. Doğrusu Allah, bununla size ne güzel öğüt veriyor! Şüphesiz ki Allah hakkıyla işitendir, hakkıyla görendir.” (Nisâ suresi / Ayet 58)
Bir başka ayeti kerimede de Allah(cc) adaleti, iyiliği, emredip hayâsızlığı yasaklayarak bize öğüt veriyor:
“Şüphesiz Allah, adaleti, iyilik yapmayı, yakınlara yardım etmeyi emreder; hayâsızlığı, fenalık ve azgınlığı da yasaklar. O, düşünüp tutasınız diye size öğüt veriyor. “ (Nahl suresi / Ayet 90)
Diğer bir Ayet-i Kerimede Allah(cc) işleri ehline vermemizi ve adaletle hükmetmemizi istiyor:
“Allah size emanetleri ehline vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz zaman, adaletle hükmetmenizi emreder.” (Nisa suresi / Ayet 58)
Hz. Peygamber (s.a.a.) de adalet ve adaletle hükmedenlerin ahirette ne kadar yüce mertebelere erişecekleri hakkında birçok hadis buyurmuşlardır:
“Hükmünde, yönetimi ve velâyeti altındakiler hakkında adil davrananlar, Allah katında nurdan minberler üzerinde olacaklardır.” (Müslim, İmâre, 18).
“Adil devlet başkanı ve idareciler mahşer yerinde Allah’ın yüce lütfüne ve himayesine mazhar olacakların öncüleridir.” (Buhârî, Edep, 36)
Bugün dünyanın kan-ı revan, insanlığın perişan olmasının nedenlerine bakılırsa; adaletten, doğruluk ve iyilikten uzaklaşmaları sebebiyle olduğunu görürüz.
Çözüm: İnsanlığın huzuru, Allah ve Resûlünün emirlerine uymak, yasaklarından kaçınmak ve adaletle hükmetmekle mümkündür. U.Kepekçi-Yeni Mesaj
Reklamlar