yeni141fsUğur Kepekçiİçerisinde bulunduğumuz Muharrem ayı; hürmete layık ve başından sonuna Mübarek olayların cereyan ettiği bir aydır. Bu ayda yapılan ibadetler ve de tutulan oruçlar çok faziletlidir.
“Ramazan’dan sonra oruçların en faziletlisi, Muharrem ayında tutulan oruçtur. Farzlardan sonra en faziletli namaz da gece namazıdır.”(Hadîs-i şerîf-Et-Tergîb vet-Terhîb)
“Kim arefe günü oruç tutarsa, iki senelik günahına kefaret olur ve kim de, Muharrem ayında bir gün oruç tutarsa, her bir günü için otuz gün sevabı yazılır.” (Hadîs-i şerîf-Taberânî)
Muharrem ayı Âlemlere Rahmet Hazreti Muhammed’in (s.a.a.) Mekke’den Medine’ye hicreti ile başlamıştır. Muharremin 10’uncu gününe “Aşura günü” denilmektedir.
Özellikle de Hicri 61. Yılı Muharremin 10’uncu günü cereyan eden İmam Hüseyin ve ona iman eden dostlarının, aile fertlerinin çoluk çocuk demeden hunharca katledilmeleriyle, dünyanın ve insanlığın seyri değişmiştir.
Kerbela’da Peygamberimizin ciğerparesi, cennet gençlerinin efendisi Hz. Hüseyin(a.s.)’ın şahadeti aşura gününe denk gelmiş olup, bu dahi insanlığın dönüm noktasıdır. Bu günde insanlığa Hak adına dik duruşun adresi ve şekli gösterilmiştir. Hz. Hüseyin(a.s.) da mücadelesinin karşılığını böyle mübarek bir günde şehit olmakla almıştır. Yüce Allah, Hz. Hüseyin(a.s.) Efendimizin hem duruşundan, hem şefaatinden istifade etmeyi nasip eylesin. Âmin…
Aşura günü yapılmasında fayda görülen işler, Hadisi şeriflerle haber verilmiştir. Abdulkadir Geylani Hazretlerinin, Gunyet’üt Talibin adlı eserinden derlediğimiz bilgileri sizlerle paylaşalım:
“Bir kimse, Muharrem ayında, aşure günü oruç tutar ise, onun için bin melek sevabı verilir.
Bir kimse, Muharrem ayında aşure günü oruç tutar ise, onun için on bin şehit sevabı, onbin hac eden ve umre eden sevabı verilir.
Bir kimse, aşure günü bir yetimin başını okşar ise, o yetimin başındaki tüylerin sayısı kadar, o kimsenin cennetteki derecesini artırır.
Bir kimse, aşure gecesi, oruçlu bir mü’mine iftar ziyafeti verir ise, Muhammed ümmetinin tümüne iftar ziyafeti vermiş ve hepsinin karnını doyurmuş kadar olur.”
Bu arada, Sahabe Efendilerimiz Resulullah (sav) Efendimize şöyle dediler;
— Ya Resulallah, bu manaya göre, Allah’u Teala aşura gününü diğer günlere bakarak üstün kılmıştır.
Bunun üzerine, Resulullah (sav) efendimiz şöyle buyurdu;
—Evet, öyledir. Allah’u Teale, semaları aşure günü yarattı. Dağları aşura günü yarattı, Denizleri aşura günü yarattı, Kalemi aşure günü yarattı, Levhü aşure günü yarattı. Adem aleyhisselamı aşura günü yarattı. Adem aleyhisselamı aşura günü cennete koydu. İbrahim aleyhisselam, aşure günü doğdu. Allahu Teale Onu aşura günü ateşten kurtardı. Oğluna kurban fedaisini aşura günü yolladı. Firavun, aşura günü suda boğuldu. Allah’u Teala Eyyub aleyhisselamı hastalık belasından aşura günü kurtardı. Allah’u Teala Âdem aleyhisselamın tevbesini aşura günü kabul buyurdu. Allah’u Teala Davut aleyhisselamın günahını aşura günü kabul buyurdu. İsa aleyhisselam, aşura günü doğdu. Kıyamet aşura günü kopacaktır.”
Bir başka hadisi şerifte de “ Bir kimse aşura günü boy abdesti alır ise, ölüm hariç, hiç hasta olmaz, Bir kimse aşura günü gözlerine sürme çeker ise, sene boyunca göz ağrısı görmez, Bir kimse, aşura günü bir hastayı ziyaret eder ise, Âdem’in oğlunu ziyaret etmiş gibi sevap alır. Aşura günü birine bir içimlik su veren kimse, göz açıp kapayacak kadar dahi, Allah’a asi olmamış gibi olur.”
Aşure günü kılınacak namaz:
“Bir kimse, aşağıda anlatılacak şekilde dört rekât namaz kılar ise; Allah’u Teale onu elli senelik geçmiş, elli senelikte gelecek günahını bağışlar. Mele-i alada dahi, onun için nurdan bir köşk yapar:
a) Her rekâtında bir kere Fatiha suresi okunur.
b) Ellibir kere İhlâs suresi okunur.
Namaz bittikten sonra da Resulullah Efendimize 70 kere salâvat okunur.”
Aşure gününe ait olan ibadetlerin yanında belki de en fazla önem vermemiz gereken İmam Hüseyin(a.s.)’ın şahadetinden dolayı tutacağımız matemdir.
Bugün tutulacak matemin çok büyük önemi vardır. İmam Cafer-es Sadık’tan (a.s.) şöyle rivayet edilmiştir: “Hüseyin’in (a.s.) başına gelenlerin dışında hiçbir musibete ağlamak yakışık almaz. Hüseyin bin Ali’ye ağlamanın pek büyük fazileti ve sevabı vardır.” (Kamilu’z-ziyaret, sayfa 101.)
Bugün, kınayıcıların kınamasından çekinmeden farklı bir şeyler yapmalıyız. Peygamberimizin(s.a.a.) emanetinin bizlere ulaşması için verdiği mücadele uğruna bir yudum su bile layık görülmeden, dünyada eşine rastlanmayacak derecede bir katliama maruz kalan İmam Hüseyin (a.s.)’ın duruşunu ve mücadelesini tefekkür etmeliyiz. Zevkimizden, rahatımızdan, yememizden içmemizden bir gün dahi olsa uzak durmalıyız. O’nun aziz hatırasına saygı ve sevgi duymalıyız. O’nun için gözyaşı dökmeliyiz. O’nun vasiyetine sadık kalacağımızın sözünü vermeliyiz. İşte o zaman Aşure günün fazilet ve bereketinden istifade edenlerden oluruz. Rabbim cümlemizi Ehl-i Beyt’in yolundan ve şefaatinden ayırmasın.  Ugur Kepekçi

Reklamlar