yeni141fsUğur Kepekçi

Bugün 2013 yılının son gününü idrak ediyoruz. Ömrü olan, kısmet olduğu kadar yeni günler, yeni yıllar ve yeni şeyler görecektir. Önemli olan geçmiş ve gelecek arasında köprü konumunda olan içinde bulunulan günü ve zamanı iyi değerlendirmektir.
Büyükler “geçen gün geçmiştir, geleceğe kimsenin garantisi yoktur, gün bugündür, asıl olan bugünü değerlendirmektir” demişlerdir.
Daha açık bir ifadeyle kişi hayatta bulunduğu ve nefes alabildiği her anını olumlu davranışlarla değerlendirmelidir.
Sosyal hayatta millet olarak zamanımızı değerlendirmek noktasında pek de iyi bir yerde değiliz. Bir de zamanın belki de en büyük hastalığı olan taklitçilik hastalığına yakalandık. Taklitçilikte öyle bir noktaya geldik ki iyi kötü ayırt etmeden dışarıdan gelen her şeyi baş tacı eder bir hale döndük.
Hâlbuki kişinin taklit edeceği şeyleri gayet iyi seçmesi lazımdır. Hele de bu taklit insanın inancı hakkında ise daha da dikkat etmek zorundadır.
Yüce Peygamberimiz; “Kim, kime benzerse ondan olur” (Sünen-i Tirmizi) hadis şerifi ile müminleri asırlar öncesinden bu konuda uyarmıştır.
Âlemlere Rahmet Hazreti Muhammed (s.a.a.) bütün uyarılara rağmen taklit konusunda ne kadar ileri gideceğimizi şu hadisi şerifte şöylece haber vermiştir; “Hiç şüphesiz siz, kendinizden önceki milletlerin yoluna adım adım, karış karış, tıpatıp uyacaksınız. Öyle ki onlar keler deliğine girseler, siz de girmeye kalkışacaksınız.” Bunun üzerine sahabe Rasulullah’a Hıristiyan veya Yahudileri ima edip etmediğini sorunca, Rasulullah (s.a.a.) da sesini yükselterek ya kim olacaktı? Diye cevap vermiştir.( Buhari.Tecrid 9/1410)
Taklitçiliğin boyutlarını her yılbaşında daha yakından anlama imkânına sahip oluyoruz.
Noel kutlamaları olarak adlandırılan ve şüphesiz Hıristiyan âleminin inancını temsil eden bu kutlamalarda basit bir taklidin de ötesine giderek, adeta o inanca sahip insanlarla yarışır olduk… Gazete manşetlerinde, televizyonlarda, reklam panolarında bu çılgınlık adeta beyinlere işlenmekte; iman, ahlak ve akıl dışı davranışlar ortaya konmaktadır.
İslam akaidi, gayri Müslimlerin dinî inanç ve kutlamalarına iştirak etmeyi caiz görmediği gibi, İslam dışı fiil ve davranışları da ciddi biçimde yasaklar.
“Rabb olarak Allah’tan, din olarak İslâm’dan, peygamber olarak da Muhammed (s.a.a.)’den razıyız” (Buhârî, İlim, 29) dedikten ve inandıktan sonra bu çılgınlıklar da neyin nesidir?
Yılbaşı vesilesiyle kimi taklit ettiğinizi, kime benzemeye çalıştığınızı, kime sevgi ve muhabbet beslediğinizi muhasebe ederseniz ve gereğini yerine getirirseniz elbette kazanan siz olursunuz.Ugur Kepekçi-Yeni mesaj
Reklamlar